24 Şubat 2008 Pazar

Şükürler olsun

Güneş gören bir yamaçta bütün ihtişamıyla gözlerimizi kamaştırdı bu çiğdem. Tabiatın herşeye rağmen süregiden sonsuz döngüsünün bir işareti. Baharın müjdecisi. Umudun simgesi. Ankara çiğdemi, Crocus ancyrensis. Bunu da gördük. Şükürler olsun...

17 Şubat 2008 Pazar

Buzlar erirken


Ankara'ya kar yağıyor. Çoktandır beklediğimiz, özlediğimiz kar. Pikapta epeydir dinlemediğim bir plak. Artur Rubinstein kocaman elleriyle piyanonun tuşları üzerinde geziniyor ve beklenen mucize gerçekleşiyor. İlahi bir müzik dolduruyor odayı. Karlı bir Ankara akşamına ve kötümser duygularla kararmış ruhuma iyi geldi bu müzik. Ümit edebiliriz. Belki de yarın herşey daha güzel olacak. Şehrin kalabalığı içinde seçemediğimiz o iyi ve güzel insanlar, kadınlı erkekli, çıkacaklar saklandıkları yerlerden. Yarın muhakkak herşey çok daha güzel olacak.

30 Aralık 2007 Pazar

Annus Horribilis


Bitti değil mi? Kayıtsızlık, suskunluk, korkaklık, ucuzluk, hayınlık, kıskançlık da bitecek mi 2007 ile birlikte?

19 Aralık 2007 Çarşamba

Ses ver ey kâri!


Biz de biliyoruz bayramlar kendine ricat zamanı değildir. Tam aksine gönlünü dışarıya açma ve paylaşma zamanıdır. Ama ya bu bayramda bahtına hayalkırıklığı düşmüşse, ya inandığın değerlerin (yani iyiliğin, dürüstlüğün, çalışkanlığın) üstüne karlar yağmışsa, ya da çakalların içinde yapayalnız bırakıldığın hissine kapılmışsan ister istemez?
O zaman senden medet umuyoruz ey kâri. Biz buradayız, ya sen nerelerdesin?

3 Aralık 2007 Pazartesi

Reach out and touch someone


Kızılcahamam Eğerlibaşköy'de asırlık bir sarıçam. Kolu kanadı kırık. Ama hayata tutunmak için vargücüyle uzatmış kolunu, tepedeki diğer ağaçtan veya hepimizden bir yardım ister gibi...

19 Kasım 2007 Pazartesi

Bayram budur


"Bayram nedir ki dedim kendi kendime
Bayram bir ömürdür ben gibi bir deliye"

Bu Can Yücel'in bayramı. Bu tanıma canıgönülden katılmakla birlikte, ben de bu olağanüstü güzel çiçekleri Kasım ayında bir ağacın dallarında görme bahtını ekliyorum bu tanıma. Bana bayram sevinci yaşatan bu ağaç Lefkoşalı, adı Sülünağacı (Parkinsonia aculeata). Ben tanıdım, siz de tanıyın onu.

6 Kasım 2007 Salı

Kıbrısın en yaşlı canlısı kim?

Kıbrıslılar ona Cümbez diyor. Bilim dünyası ise Ficus sycomorus diye biliyor bu güzel ağacı. Anavatanı Mısır. Kadim Mısır uygarlığının önemli bir ağacı cümbez. Bu nedenle Türkçede Firavun İnciri olarak da biliniyor. Magosa'da, avlusunda boy attığı 13. yüzyılda inşa edilen St. Nicholas Katedrali (1572'den itibaren Lala Mustafapaşa Camii) ile yaşıt. Yani nerdeyse 700 yaşında bu ağaç. Ve bu haliyle Adanın en yaşlı canlısı ünvanını da o hakediyor. Anavatanında olmamasına rağmen bu kadar uzun süre yaşamış olması bir mucize. Ve bu yaşlı hanım fotografından da anlaşılacağı üzere hâlâ çok güzel.